Vakalar artıyor, okullar kapanacak mı? Milli Eğitim Bakanı Özer, kesin konuştu

Vakalar artıyor, okullar kapanacak mı? Milli Eğitim Bakanı Özer, kesin konuştu

108
0
PAYLAŞ

Vakalar artıyor, okullar kapanacak mı? Milli Eğitim Bakanı Özer kendinden emin konuştu

Vakalar artıyor, okullar kapanacak mı? Milli Eğitim Bakanı Özer kendinden emin konuştu

Milli Eğitim Bakanı Özer, yüz yüze öğretimle ilgili yaptığı açıklamada, “Kamuoyunda ‘Başlangıçta 200’den az ders 2 hafta içinde yüz yüze öğretime ara verdi ama sonra bu rakamlar yükseldi.” Virüs okulları seçmiyor, toplumun her yerinde virüs var” dedi. Öte yandan Bakan Özer, okulların kapatılmayacağını söyledi.

Vakalar artıyor, okullar kapanacak mı?  Milli Eğitim Bakanı Özer kendinden emin konuştu

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi, Covid-19 salgınının başlamasından bu yana ilk kez aylık olağan toplantısını gerçekleştirdi.

“Eğitimde yeni eğilimler, mesleki ve uzmanlık eğitiminde paradigma kaymasının sektörümüz için önemi” ana gündemiyle gerçekleştirilen toplantıya Eğitim Bakanı Mahmut Özer de katıldı.

Bakan Özer yaptığı konuşmada okulların açık olmasının son derece önemli olduğunu vurgularken, Bakan Özer öğretmenlere aşı oranının yüksek olmasının bu kapsamda en büyük avantaj olduğunu söyledi.

Mesleki eğitimin önemine vurgu yapan Özer, meslek eğitiminin Covid-19 sürecinde yaptığı katkıların net bir şekilde görüldüğünü belirtti.

“VİRÜS OKUL SEÇMEZ, VİRÜS TOPLUMUN HER YERİNDEDİR”

Bakan Özer, vaka sayısındaki artışla okulların açılması arasında bir bağlantı olmadığını söyledi;

* Eğitim 6 Eylül’de başladı ve 3.haftadayız. Kanıtlanmış mekanizma çok iyi çalışıyor. Zaman zaman kamuoyunda “Başlangıçta 200’den az ders 2 haftada yüz yüze eğitime ara verdi ama sonra bu sayılar yükseldi” gibi iddialar var. Bu sayıların artması, okulların Covid-19 salgını ile ilgili gerekli önlemleri almamasından kaynaklanmıyor.

* Virüs okulu seçmiyor, virüs toplumun her yerinde. Virüs kafelerde, restoranlarda, sinemalarda, kültür ve sanat etkinliklerinde yani insanların bir araya geldiği her yerde yayılabilir. Virüsün nerede başladığı, okula nasıl ve ne zaman geldiğine dair bilimsel bir veri yok.

* Dolayısıyla okullarımızdaki eğitim sistemimizde okul kapatma sayıları toplumdaki vaka sayısındaki artışla doğrusal ilişkilidir. Toplumda vaka sayısı arttıkça yüz yüze öğretime ara verilen ders sayısı artmakta, azaldıkça ise yüz yüze öğretime ara verilen ders sayısı azalmaktadır.

* Ama burada ilginç bir nokta var, 14 gün sonra bu çocuklar yüz yüze eğitime devam ediyor. Yani okul kapanmadı. Bunu kararlılıkla sürdüreceğimize inanıyorum.

“AÇIK OKULLAR BİR MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR”

Öğretmenler arasında aşı oranının yüksek olduğuna dikkat çeken Bakan Özer;

* Şu anda okulların açık kalmasındaki en büyük avantajımız öğretmenlerimizin aşılı olması. Öğretmenlerimizin hem birinci hem de ikinci aşı dozunda elde ettikleri oran Türkiye ortalamasının oldukça üzerindedir.

* İlk dozda bağışıklık kazanıp antikor oluşturan öğretmenlerin oranı yüzde 92, ikinci doz olsun veya olmasın yüzde 85 civarında. Türkiye ortalamasına göre 10-15 puanlık bir artış var.

* Özellikle 6 Ağustos ile bugün arasında öğretmen aşılamalarında da ciddi ilerleme var. Öğretmenlerimiz okul açma iradesi gösterirlerse sadece kendi sağlıkları için değil, topluma rol model olma anlamında da sorumluluk alırlar ve aşılarını çok hızlı bir şekilde gerçekleştirirler.

* Vakalara baktığımızda öğretmen oranının çok düşük olduğunu görüyoruz. Öğretmenlerimizin İsveç, Finlandiya ve Almanya’daki öğretmenlere göre iki doz aşı yaptırdığından çok daha sık aşılandığını görüyoruz. İnşallah bu kararlılıkla okullarımız her zaman açık olacak, öğrencilerimiz arkadaşları ve öğretmenleri ile, öğretmenlerimiz de öğrencileri ve okulları ile buluşacak.

“OKULLARI AÇIK TUTMALIYIZ”

* Türkiye’nin gelecekte bir hakkı varsa, bu hak beşeri sermayenin doğasına bağlıdır. Okulları kapalı tutarsak bu hakkı kaybederiz. O yüzden okul açmanın bir milli güvenlik meselesi olduğunu söyledim.

Okulları açık tutmalıyız. Öğrencilerimizi sadece öğrenmeleri ile değil, psikolojik, sosyal gelişimleri, kültürel ve sanatsal faaliyetleri ile de yetiştirmeli, Türkiye’nin geleceğinin inşasında sorumluluk ve rol üstlenebilecek tam donanımlı bireyler olarak yetiştirmeliyiz. .

“COVID-19 SÜRECİNDE MESLEKİ EĞİTİMİN ÖNEMİ GÖRÜLDÜ”

Bakan Özer, Covid-19 döneminde mesleki eğitimin öneminin açıkça anlaşıldığını, eğitim ve işgücü piyasası arasındaki işbirliği ile mesleki eğitimin yolunun netleştiğini söyledi. Özer şu ifadeleri kullandı;

* Mesleki eğitim, sadece işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu vasıflı işgücünü oluşturmakla ilgili değildir.

* Aynı zamanda bu, ortaokul sisteminin Türkiye’de yer aldığı anlamına gelir. 1999 yılında katsayı uygulaması meslek ve imam hatip okullarının kendi çalışma alanları dışındaki yükseköğretim kurumlarına erişimini kısıtlamıştır.

* Daha sonra 2012 yılında katsayı kullanımının kaldırılmasından sonra her hükümet Mesleki Eğitim ve Öğretimi güçlendirmek için ciddi çabalar sarf etmiştir. Özellikle son üç yılda işgücü piyasasındaki çok daha sistematik olaylara bakılarak süreci bütünsel olarak kontrol eden bir işbirliği modeli önerilmiştir.

* Covid sürecinde mesleki eğitimin performansını hep birlikte hatırlayalım. Ülkeler maske bulamadı, havaalanlarında maskeler çalındı. Mesleki eğitim bir anda üretim kapasitesini harekete geçirdi.

* Maskeden dezenfektanlara, yüz siperlerinden tek kullanımlık önlüklere, ardından solunum cihazlarından maske makinelerine kadar birçok ürünü üreterek valiliklerin koordinasyonunda tüm illerde vatandaşların beğenisine sundu. Bu hareketlilik ve üretim kapasitesi, mesleki eğitimin sadece işgücü piyasasının talep ettiği personeli yetiştirmediğini göstermektedir.

* Üretim kapasitesi, devletin ve milletinin istisnai koşullarda aktif olarak harekete geçebildiğini göstermektedir. Türkiye’nin ekonomik kalkınmasının arkasındaki ana itici güçlerden biri fikri mülkiyettir.

* Son 10 yılda Milli Eğitim Bakanlığı’nın Mesleki Eğitim ve Öğretimde fikri mülkiyet kayıt oranı yıllık yüzde 2,9 olmuştur. Covid sürecinin ardından patent, marka ve faydalı model başvuruları geçen yıl 2,9’dan 188’e yükseldi.

* Bu yıl için hedefimiz 250, şu ana kadar 198 ürün tescil ettik. Eğitim ve işgücü piyasasının nasıl el ele gittiğini, sürecin nasıl birlikte tasarlanabileceğini ve çözümsüz görünenin nasıl kolayca çözülebileceğini göstermek için çok önemli bir model kuruluyor.

* Bu modeli en başarılı şekilde hayata geçirdiğimiz ortağımız İstanbul Sanayi Odası’dır. HA

Bakan Özer: Olgunlaşan enstitüler Ar-Ge merkezi olacak İlgini çekebilir Bakan Özer: Olgunlaşan enstitüler Ar-Ge merkezi olacak

Almanya Finlandiya Hükümeti İstanbul İsveç Maske Milli Eğitim Bakanı Okul Sanat Endüstrisi Tasarım Türkiye yüz yüze

Vakalar artıyor, okullar kapanacak mı? Milli Eğitim Bakanı Özer kendinden emin konuştu

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK