Dövize endeksli mevduata Hazineci, bankacı ve ekonomist yorumu

Dövize endeksli mevduata Hazineci, bankacı ve ekonomist yorumu

75
0
PAYLAŞ

Hazinedar, Bankacı ve Ekonomist’in Dövize Endeksli Mevduat Hakkındaki Yorumu

Hazinedar, Bankacı ve Ekonomist’in Dövize Endeksli Mevduat Hakkındaki Yorumu

Eski hazine müdürü Coşkun Cangöz, eski bankacı Prof. DR. Şenol Babuşçu ve ekonomist Prof.

Hazinedar, Bankacı ve Ekonomist'in Dövize Endeksli Mevduat Hakkındaki Yorumu

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün akşam yapılan kabine toplantısının ardından açıklanan “dövize endeksli mevduat” talebi, döviz kurlarında sert düşüşe ve dalgalanmalara neden oldu.

Açıklamadan önce 18.36’ya yükselen dolar/TL, açıklamanın ardından bu sabah 11.09’a düştü, ardından tekrar 14.37’ye yükseldi ve geriledi.

Federal Maliye ve Maliye Bakanlığı’nın bugün düzenlemenin detaylarını açıklamasının ardından döviz kurunda bir miktar artış gözlemlendi.

Bakanlık, “Ürün, gerçek kişilerin TL vadeli hesaplara tahakkuk eden faizleri ile hesap açılış ve vade tarihlerindeki döviz kuru ile karşılaştırılarak; Hesap daha yüksek oranda ücretlendirilir ve bu mevduat ürününde stopaj uygulanmaz.

Hesapların 3, 6, 9 ve 12 ay vadelerle açılabileceğini ve TCMB politika faizi olarak asgari faiz oranının uygulanacağını belirten bakanlık, “Kur değişimi faiz oranının üzerinde kalırsa Vade sonunda meydana gelen fark TL olarak müşteri hesabında gösteriliyor” ancak ödemeyi kimin yapacağı belirtilmedi.

Kamuoyu, aradaki farkı Hazine Bakanlığı’nın ödeyeceğini söylese de açıklamadaki belirsizlik dikkat çekti.

Eski hazine müdürü Coşkun Cangöz, eski bankacı Prof. DR.Şenol Babuşçu ve ekonomist Prof.

“YASAL DÜZENLEME OLMADIĞINDAN İMKANSIZ”

2012 yılında Hazine Bakanlığı Maliye Genel Müdürlüğü’ne sıfır döviz kredisi sağlayan Cangöz, bakanlığın açıklamasında aradaki farkı kimin ödediğine dair bilgi verilmemesinin sebebinin yasal düzenleme eksikliği olduğuna dikkat çekti.

Hazine Bakanlığı’nın kur farkını kapatması için 2022 bütçesinde kaynak ayrılması gerektiğini söyleyen Cangöz, “Bütçede kaynak açılması için de mevzuat gerekiyor. İkisi de yok. “Aceleci bir karar gibi görünüyor” dedi.

“MEVDUATINIZ YOKSA DÖVİZ FARKINI ÖDEYİN”

Hazine’nin toplam borcunun üçte ikisinin döviz ve altın cinsinden olduğunun tespit edilmesiyle, kur riskinin yanı sıra kamu-özel işbirliği projelerinde sağlanan döviz gelir garantileri nedeniyle Hazine için büyük bir risk bulunduğunu sözlerine ekledi. Vatandaşın dövize endeksli mevduatta da risk olduğunu.

Cangöz, “Osmangazi Köprüsü’nden geçmeyen vatandaş geçiş ödemesini Maliye Bakanlığı aracılığıyla nasıl öderse, bu taleple mevduatı olmayan vatandaş da mudinin döviz kazancını öder” dedi. Faiz riski tüm toplumu etkiliyor.

“BU KEZ RİSK ÇOK FAZLA”

1970’lerde “kambiyo senetleri” uygulamasının bugünkünden farklı olduğu gerekçesiyle, şartları da farklıydı ancak o dönemde kur riski Hazine’ye devredildi ve Hazine büyük bir zarara uğradı. Döviz kurunun çeşitli nedenlerle patladığını söyleyen Cangöz, bu sefer riskin çok daha yüksek olduğunu sözlerine ekledi.

Cangöz, döviz kuru ve enflasyonun istikrar kazanması durumunda dövize endeksli mevduatın faydalı olabileceğini söyledi. Oynaklık devam ederse, tasarruf sahipleri Türkiye ekonomisinin makroekonomik temellerinin sorunlarını çözmeden ve belirsizlikleri ortadan kaldırmadan üç ay boyunca paralarını TL mevduata ve enflasyona bağlayamazlar.

‘TAM DOLARİZASYON DEMEKTİR’

Prof. DR. Kozanoğlu ise sozcu.com.tr’ye şu değerlendirmede bulundu: “Öncelikle mudinin kur riskini devlet üstleniyor. Bakanlıktan yapılan açıklamada dolar kurunun kullanılacağı belirtildi. Bu tam dolarizasyon anlamına geliyor” dedi.

Kozanoğlu, “Yani Türkiye ekonomisi tamamen ABD Merkez Bankası’nın kontrolünde. Önümüzdeki dönemde ABD dolarının faiz artırımlarıyla değer kazanması yeni riskleri de beraberinde getirecektir.

Kozanoğlu, döviz tevdiat hesaplarının 258 milyar dolar, TL mevduatın ise 1 trilyon 750 milyar lira olduğunu belirterek, “Bu uygulamanın sadece bireylere açık olduğunu düşündüğümüzde bankacılık sistemi %85-90 dolar oluyor.”

“KÜÇÜK VATANDAŞLARA DAHA ÇOK VERGİ, DAHA AZ MAAŞ”

Kur farklarının Maliye Bakanlığı tarafından karşılandığını kaydeden Kozanoğlu, bunun sıradan vatandaşlar üzerinde daha fazla vergi veya daha az hizmet ve maaş şeklinde olumsuz etkisi olacağını söyledi.

Sistemin manipüle edilebilir olduğunu ve maliye bakanlığına ek maliyet getireceğini belirten Kozanoğlu, “Bankalar enflasyonun oldukça altında olan yüzde 14’lük kilit faiz oranıyla finanse edilirken, aynı zamanda risksiz dövize dönüşecekler. – kendileri için endeksli mevduat. Diğer bir deyişle, sıradan insan yerine finans sektörü ve emeklilik sektörü lehinde bir sınıf tercihi var. Sistem manipülasyona da açıktır. Hesaplar ilk açıldığında döviz kurlarının düşmesi, ani yükselme riskini artırarak Hazine Bakanlığı’na maliyeti yükseltebilir.

‘ZAMANLI BOMBA KISA VADEDE TESLİM EDİLECEK’

Kur artışının Hazine Bakanlığı üzerinde ne kadar stres yaratacağını açıkladı:

“Bu işe ne kadar mevduat girdiğine ve döviz kurunun nasıl hareket ettiğine bağlı. 31,5 milyar dolar dövize endeksli iç borcun bugüne kadar 150 milyar lira civarında zarara yol açtığına inanıyorum” dedi.

Kozanoğlu son olarak, “Modelin ne zaman biteceği belli değil. Bu anda, bir kurt çok büyük sıçrayabilir. Muhtemelen bu kaos ya seçimden sonra ya da bizden sonra olmalıydı. Kısa vadede geleceğe saatli bomba atılıyor” dedi.

“VATANDAŞLAR 3 AY TERCİH ETMEYEBİLİR”

Ziraat Bankası eski genel müdür yardımcısı Şenol Babuşçu, Sozcu.com.tr’yi değerlendirirken uygulamanın enflasyon etkisinin olumsuz olacağını belirtti.

Uygulamayı görmek ve dolarizasyonu azaltıp azaltmadığını görmek gerekiyor. Bir şey söylemek için çok erken” diyen Babusçu, yeni sistemle ilgili endişeleri olduğunu söyledi.

Babuşçu, Türkiye’deki toplam mevduatın sadece yüzde 60’ının gerçek kişilere, yüzde 40’ının şirketlere ve diğer kurumlara ait olduğunu tespit ederek, “Bu sistem sadece gerçek kişilerden mevduatı kapsıyor. Bu sistem kapsamında kişisel hesabı olanlar döviz korumalı TL mevduat açabilmektedir. Ancak şirketlerin bu sisteme paralarını yatırma şansları yoktur. Dolayısıyla dolarizasyon üzerindeki etkileri sınırlı olabilir.”

Babuşçu, Türkiye’deki gerçek kişilerin mevduatının yüzde 92’sinin 3 aydan kısa, yüzde 8’inin ise 3 aydan uzun vadeye sahip olduğunu belirterek, “Yeni sistemde döviz korumalı TL açamazsınız. 3 aydan kısa vade İnsanların yüzde 92’si 3 aydan kısa bir süreyi tercih ederken, ne kadarını 3 aydan fazla bir vadeye indirdiklerini bilmiyoruz, çoğunun yönlendirdiğini düşünmüyorum. Büyük çoğunluğu 3 aydan kısa vadeli mevduatlarda kalabiliyor. Çünkü Türkiye’de 3 ay öngöremiyorsunuz” dedi.

“ENFLASYONİST ETKİSİ OLACAK”

Babuşçu, kur farkından dolayı mudilerin uğradığı zararı karşılamanın iki farklı yöntemi olduğunu belirterek, “Merkez bankası para basıyor ya da Hazine’den vergi alıyor. Her ikisinin de enflasyonist etkileri olacaktır. Çünkü piyasada bol miktarda likidite olacaktır. Döviz kurunun düşmesiyle birlikte bazı malların fiyatları bir miktar düşebilir ancak bunun taşlar hareket ettikten sonra taşlar hareket ettikçe döviz kurundaki düşüşle aynı oranda gerçekleşmesi beklenmez. Aynı noktaya geri dönmek zor” dedi.

Maliye ve Maliye Bakanlığı dövize endeksli mevduat planını açıkladı İlgini çekebilir Maliye ve Maliye Bakanlığı dövize endeksli mevduat planını açıkladı Doların tarihi düşüşüne neden olan “dövize endeksli mevduat” nedir?  Ekonomistler dedi ki... İlgini çekebilir Doların tarihi düşüşüne neden olan “dövize endeksli mevduat” nedir? Ekonomistler dedi ki…

Günün trend videosu

Daha fazla göster

Hazinedar, Bankacı ve Ekonomist’in Dövize Endeksli Mevduat Hakkındaki Yorumu

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK