İmamoğlu Atina’dan seslendi: Ortak akılla çözülemeyecek sorun yok

İmamoğlu Atina’dan seslendi: Ortak akılla çözülemeyecek sorun yok

76
0
PAYLAŞ

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Atina Belediye Başkanı Kostas Bakoyanni’nin davetlisi olarak Yunanistan’ın başkentine gitti.

İmamoğlu Atina'dan aradı: Sağduyuyla çözülemeyecek sorun yoktur

İmamoğlu Atina’dan aradı: Sağduyuyla çözülemeyecek sorun yoktur

İmamoğlu Atina’dan aradı: Sağduyuyla çözülemeyecek sorun yoktur

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Atina Belediye Başkanı Kostas Bakoyanni’nin davetlisi olarak seyahat ettiği Yunanistan’ın başkentinde konuştu.

İmamoğlu Atina'dan aradı: Sağduyuyla çözülemeyecek sorun yoktur

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Atina Belediye Başkanı Kostas Bakoyanni’nin davetlisi olarak Yunanistan’ın başkentine gitti.

İmamoğlu, Bakoyanni ile görüşmeden önce Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Burak Özügergin’e nezaket ziyaretinde bulundu.

İmamoğlu ve Bakoyanni daha sonra Atina şehrinde bir araya geldi.

Bakoyanni, konuğu İmamoğlu’nu belediye binasının önünde karşıladı. Yunan medyası ziyarete yoğun ilgi gösterirken Bakoyanni, İmamoğlu’nu makamında kabul etti.

Buradaki görüşmenin ardından her iki cumhurbaşkanı da kamera önünde reytingler verdi.

“ORTAK SORUNLARA ORTAK ÇÖZÜMLER İÇİN BİRLİKTE VERİYORUZ”

Ev sahibi Bakoyanni ve Atina’ya 16 milyon İstanbulludan selam getirdiğini söyleyen İmamoğlu, “Geçen Mart ayında sevgili dostum Kostas İstanbul’da bizleri ziyaret etti. Şehirlerimizin ortak sorunlarını konuştuk. Şehirlerimiz arasında her açıdan ekonomik, kültürel ve insani ilişkilerin geliştirilmesi; Ortak sorunlarımıza ortak çözümler bulmak için düzenli olarak buluşma kararı aldık.”

“TARİHİN İLHAM ALDIĞI İKİ DÜNYA ŞEHRİ”

İmamoğlu, İstanbul ve Atina’yı “coğrafya ve tarihin iç içe geçtiği iki dünya şehri” olarak tanımladı: “Düzensiz göç, küresel ısınma, kentsel dönüşüm gibi birçok ortak sorunumuz var. Karşılıklı diyalog içinde deneyim alışverişinde bulunmak ve gerekirse uzun vadeli ve ortak çözümler düşünmek istiyoruz. Bu adımları atmaya kararlıyız. Ayrıca bizi birbirimize bağlayan derin kültürel bağlarımız var. Örneğin; Büyük müzisyen Mikis Theodorakis’in 2 Eylül’deki ölümü hem Türkiye’de hem de burada büyük üzüntüyle karşılandı. Çünkü Türkiye’de bu büyük ustanın müziğinden heyecan duyan milyonlarca insan var” dedi.

ATATÜRK VE VENEDİK ÖRNEĞİ

Theodorakis’in demokrasinin en sıkıntılı günlerinde Türkiye’ye geldiğini hatırlatan İmamoğlu, şunları söyledi:
konuştuğunu söyledi:

* İstanbul’a geldi ve verdiği konserlerle Türkiye halkına moral verdi. Sevgili arkadaşım Zülfü Livaneli ile yaptıkları ortak çalışma sayesinde Türk-Yunan dostluğunun temellerini sağlamlaştırdılar.

* Atina ile İstanbul arasında köprüler kurarken, Atatürk ile Venizelos arasında geçmişte başlayan dostluğu da doğal olarak hatırlıyoruz.

* İyi niyet ve sağduyu olduğu sürece Türkiye’de de Yunanistan’da da çözülemeyecek sorun yoktur ilkesiyle hareket edeceğiz ve Atina ile İstanbul arasında bir barış köprüsü kurma yolundayız.

Ege Denizi, Akdeniz ve göç sorunları gibi bölgeyi etkileyen tüm meselelerde Yunanistan ve Türkiye’nin dahil olmadığı veya sadece birinin müdahil olduğu bir çözüm masası, çözüm masası olamaz” dedi. İmamoğlu, “Ortak sorunları çözmek ancak ortak bir masa ile mümkündür. Unutmayın ki demokrasiler şehirlerde doğup gelişmiştir. Bu bölgede iki önemli şehrin belediye başkanları olarak kendimize karşı demokrasiyi ve uluslararası barışı geliştirmek gibi bir sorumluluğumuz var. “Şehirlerimizde yaşayan vatandaşlarımıza. İki belediye başkanı olarak bu bilinçle hareket ediyoruz.”

“SINIRSIZ SORUNLAR…”

İmamoğlu, her iki şehri de etkileyen “sınırsız sorunlar” olduğunu açıkladı ve bunlardan bazılarını şöyle sıraladı:

* Örneğin küresel ısınma, depremler, göç veya çevre felaketleri sınır tanımıyor. Atina’da bir yangın çıkarsa, İstanbul Sarıyer’de veya Ege Denizi’nde neredeyse aynı anda yangın çıkabilir.

* Neden ortak çözüm parametrelerini dikkate almıyorsunuz? Neden birbirinizin deneyimlerinden ve fırsatlarından faydalanmıyorsunuz?

* Düzensiz göç de bizi birbirimize yakınlaştıran sorunlardan biri. Türkiye ve Yunanistan ortak çözümler bulmak için birlikte çalışmalıdır. Atina ve İstanbul olarak hem bilgi alışverişine hem de ortak projelere odaklanmalıyız.

“SEN KAYBEDERSEN BEN KAZANACAĞIM” MANTIĞIYLA DEĞİL

İmamoğlu, göç meselesinin “sen kaybedersen ben kazanırım” mantığıyla ele alınmaması gerektiğini belirterek, “Birlikte kazanmaya odaklanmalıyız. Biz buna “kazan-kazan” diyoruz. Çünkü alternatif “kaybet-kaybet” olarak adlandırılır. Bütün bunlar ve diğer sorular, şehirlerimizi 21. yüzyıla hazırlamak için atmamız gereken adımlardır. İstanbul ile Atina arasında bir dostluk köprüsü kurarken, Türkiye ile Yunanistan arasındaki barış ve dostluğun bir tercih değil zorunluluk olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz. Bunu akılda tutarak, Kostas ile başlattığımız sürecin ve bu ziyaretin Ege ülkelerimiz arasında barış ve sükunete katkı sağlamasını temenni ediyorum. Attığımız inisiyatifin ülkelerimiz arasında diyalog kapısının açılmasına yardımcı olacağına inanıyorum. İstanbul ile Atina, Türkiye ile Yunanistan arasındaki dostluk bir seçim değil, tarihin ve coğrafyanın bize dayattığı bir zorunluluktur. Ve bu taahhütten ilham alarak, ilişkilerimizi karşılıklı faydaya dönüştürme iradesini paylaşıyoruz.”

“UZUN BİR YOLCULUĞUN BİR ADIM İLE BAŞLADIĞINI BİLİYORUZ”

Ev sahibi Bakoyannis ayrıca şunları söyledi:

* Sorunlar aşağıdan yukarıya çözülür. İnsanlar problem yaratır, insanlar çözer. Hükümetler sorun yaratsa bile, halkların onları çözebileceğinden eminim.

* Bu yaz ülkelerimize zarar veren yangın felaketlerinde ve yıllar önce meydana gelen depremlerde toplumlarımızın hissettikleri bize umut veriyor. Uzun yolculukların tek bir adımla başladığını biliyoruz.

* Şehirlerimiz arasında da bir köprü kurduk. Atinalılar ve İstanbullular bu köprüyü geçmeye hazır. Vatandaşlarımızı ve şehirlerimizi güçlendiren politikalar geliştirmek yerel yönetimlerin işidir.

* Böyle bir politika geliştirelim ki iklim kriziyle mücadele edelim, ekonomik fırsatlar yaratalım, teknolojik gelişmeleri yakalayalım, toplumsal yaraları tedavi edelim, göç konusunda insani ama kısıtlayıcı bir yönetim oluşturalım, kültürel değerleri zenginleştirelim.

Ekrem İmamoğlu: Hedefimiz 5 bin kişilik öğrenci yurdu İlgini çekebilir Ekrem İmamoğlu: Hedefimiz 5 bin kişilik öğrenci yurdu

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK