Bilim Kurulu Üyesi: Bu kez dalga değil tsunami geliyor

Bilim Kurulu Üyesi: Bu kez dalga değil tsunami geliyor

87
0
PAYLAŞ

Bilim Kurulu Üyesi: Bu sefer dalga değil tsunami

Bilim Kurulu Üyesi: Bu sefer dalga değil tsunami

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, Omicron’un tüm dünyada paniğe neden olan ve kapanışları tekrar gündeme getiren varyantının bu kez yeni bir dalgayı tetiklemeyeceğini söyledi. , ama bir tsunami.

Türkiye Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, dünyaya hızla yayılan Omicron varyantını ve arifesinde kapanışları değerlendirdi Yeni yılda ABD ve Avrupa’yı gündemine alın.

Prof. Dr. Yavuz, pandeminin başlangıcından bu yana yeni dalgalardan söz edildiğini ancak bu sefer büyük bir tsunami ile karşı karşıya olduğumuzu söyledi. Prof. Yavuz, Güney Afrika’dan gelen veriler hastalığın hafif seyrettiğini göstermekle birlikte vakaların çoğunun genç olması ve hastalığın bulaşma hızı nedeniyle Omicron’un hafif bir hastalığa neden olduğu konusunda kesin bir sonuca varmak için henüz erken olduğunu söyledi. Güney Afrika’da toplumda yüzde 75’tir.

Prof. DR.Yavuz, İngiltere ve Norveç’ten alınan bilgilere göre hastalığın ilerlemesinin Delta varyantına daha çok benzediğini ancak Omicron Delta’nın bulaşma hızını ikiye katladığı düşünüldüğünde, vaka sayısının sağlık sistemlerini zorlaması riskinin bulunduğunu belirtti. .

“BİR AY İÇİNDE NEREDEYSE HAZIR OLDU”

Prof. Yavuz, “Kasım sonunda Güney Afrika’da ortaya çıktıktan sonra, Omicron bir ay içinde inanılmaz bir hızla çoğaldı, enfeksiyon sayısı her 2 günde ikiye katlandı ve şu anda tüm enfeksiyonların neredeyse yüzde yüzüne neden oluyor. Orada kısa sürede dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinde aynı hızla yayıldı. Ne yazık ki diğer ülkelerde de hakim olmaya başladı.

Örneğin dün, Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, CDC’nin yüzde 73’lük genomik gözetimini açıkladı (yani yeni covid enfeksiyonlarının yüzde 73’ü Omicron’dan kaynaklanıyor). dürüst olmak gerekirse çok. Bir aydan kısa sürede ABD’de neredeyse baskın hale geldi” dedi.

“AVRUPA VERİLERİ GÜNEY AFRİKA GİBİ GÖRÜNMÜYOR”

Güney Afrika’da hastalığın hafif seyrinin rehavete yol açmaması gerektiğinin altını çizen Prof. DR Yavuz, “İnsanların yaklaşık yüzde 75’i bu hastalığa yakalandı. Acaba bu ona mı bağlı, yoksa orada daha genç bir nüfus mu var, ona bağlı; Bu sorunun cevabı henüz bilinmiyor. Ancak örneğin İngiltere’de yayılmakta olan Avrupa deneyimine bakıyoruz.

Norveç’te ise vakaların neredeyse yüzde 25’i Omicron’dur. Belli ki aynı tablo orada değildi. Hastalığın seyri daha çok Delta gibidir. Bu hızla çoğalan virüs o kadar çok insana bulaşabilir ki, hastane kapasitesini aşma ve ölüm sayısını artırma riski yüksektir. Bu nedenle, öncekileri her zaman dalgalar olarak gördük, ancak mevcut tsunami gerçekten uzaklaşıyor.

Çok hızlı yayılır ve birçok insana çok kolay bulaşabilir. Hem vaka sayısının hem de ölüm sayısının artabileceğini düşündüren veriler var. Bundan çok endişe duyuyoruz” dedi.

“LİSEYE DA GİDEN KENDİ KIZIMIN OYUNU SÖYLEDİM”

Omicron ile ilgili alınması gereken önlemlere değinen Prof. DR. Yavuz, aşının başlangıçta geri geldiğini söyledi. Prof. Dr. Yavuz, “Bu hastalıkla ilgili en büyük sorunumuz ölüm. Şu anda aşılar ve ek dozlar ile ölüm ve ciddi hastalıklardan büyük ölçüde korunmak mümkündür.

Çalışmalar, üç doz mRNA aşısından sonra aşılamanın hala yüzde 75’ini ciddi hastalık ve ölümden koruduğunu göstermiştir. Türkiye’de aşılanma oranımız halen yüzde 60 civarında. Bunu artırmalıyız. Çocuklukta aşı da gereklidir. 5-11 yaş grubu için kullanılan aşı da Türkiye’ye gelmeli ve aşı olma hakkı verilmelidir.

12 yaşın üzerindeki genç yaş grubunda bile aşılama çok yavaştır. Kızım da lise öğrencisi ve yasa tanımlandığı anda aşı oldum. Üçüncü doz doğruysa yaptıracağım” dedi.

“TANIMADIĞINIZ İNSANLARLA GÖRÜŞMEYİN”

DR Yavuz, “En azından kalabalığı azaltmak mümkün. Maske kullanımı çok kritik hale geliyor. Uygun ve uygun bir maske kullanmak gereklidir. Özellikle risk gruplarının erken dönemde tespit edilip izole edilmesi için önleyici muayeneler yapılmalıdır.

Cezaevleri, okullar gibi yerlerde düzenli tarama testleri yapılmalıdır. Mümkünse uygun sektörlerde tele-çalışma sistemine dönüş bu süre içinde etkili olabilir. Ama en önemlisi, özellikle yılbaşı kutlamalarında hiçbir kalabalık girilmemelidir. Bunalmış olmak, akılsızca hareket etmemiz için bir neden olmamalıdır. Belki de tam aşılı olduğunu bildiğiniz üç veya beş kişi gibi daha küçük gruplar halinde buluşabilirsiniz. Ancak aşısı olup olmadığını bilmediğiniz aşırı kalabalık gruplarla özellikle kapalı ve kalabalık ortamlarda karşılaşmanız mümkün değil. dedi.

“PANCORONAVIRUS Aşılarını Umuyorum”

Tüm koronavirüslere karşı etkili olabilecek pankoronavirüs aşısı çalışmalarıyla ilgili olarak Prof. DR. Yavuz, bu çalışmalardan umutlu olduğunu ve bu aşılar piyasaya çıktığında tüm kanser hastalarının mutasyon korkusundan kurtulacağını ifade etti.
Koronavirüs türlerine karşı koruma sunulabileceğini söyleyerek sözlerini noktaladı:

“Bir solunum virüsünün bağışıklığı atlatması bizi şaşırtmıyor. Bunu zaten gripten biliyoruz. Burada önemli olan genomik izlemenin yapılması ve aşının (baskın suşa bağlı olarak) ne zaman değiştirilmesi gerektiğine karar vermektir. Örneğin grip aşıları için aşı yüzde 50’den daha az etkiliyse, mevcut baskın suşa karşı yeni bir aşı test edilecektir. Şu anda üç doz mRNA aşısı ile yüzde 75’e kadar koruma sağlayabiliyoruz. Bu, grip aşılarının etkinliğinden daha yüksektir. Şu anda, virüsün aşılardan kaçma yeteneği, spike proteinin belirli bölgelerindeki mutasyonlardan kaynaklanmaktadır. (Virüs insan hücrelerine girebilir, yani bulaşabilir.) Ancak spike proteininde mutasyonlardan korunan alanlar vardır. Bulunurlar ve yeni aşı çalışmaları devam etmektedir. Ancak Sars-Cov 2, sadece başak proteini değil, 29 farklı proteine ​​sahiptir.

Virüsün, bizim replikasyon olarak adlandırdığımız ve RNA’nın çoğalmasına izin veren (dolayısıyla virüsün kendi kendini kopyalaması) sağlayan bir takım enzimleri vardır. Onlara karşı geliştirilen T hücre yanıtının (bağışıklığın hafıza hücresi) aslında tüm koronavirüslere yani MERS, SARS, soğuk algınlığına neden olanlar da dahil tüm koronavirüslere karşı çok etkili bir T hücre yanıtı sağladığı gösterildi. Sadece başak değil, virüsün 29 proteininin her birine karşı çalışmalar yürütülüyor.

İşte herkesi hedef alabilen yani virüsün aşılardan kaçmasını engelleyen pankoronavirüs aşıları. Bu çalışmaların mutasyon sorununun üstesinden geleceğini umuyoruz. Aslında bu çalışmalar grip üzerinde yapılıyor. Bu çalışmalardan mutlaka pankoronavirüs aşısının bulunacağına eminim.”(verilmiş)

Bilimsel Komite Üyesi Prof. DR. Prägnant: Omicron dünyaya hükmedecek İlgini çekebilir Bilimsel Komite Üyesi Prof. DR. Prägnant: Omicron dünyaya hükmedecek

ABD Afrika Amerika Avrupa Bilim Çocuk Grip Güney Afrika Hastane İngiltere Soğuk Norveç Ölüm Omicron Sağlık Sağlık Bakanlığı Türkiye

Bilim Kurulu Üyesi: Bu sefer dalga değil tsunami

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK