Size fark ettirmeden enerjinizi alıp götüren 10 zararlı alışkanlık

Size fark ettirmeden enerjinizi alıp götüren 10 zararlı alışkanlık

100
0
PAYLAŞ

Farkına bile varmadan enerji çalan 10 zararlı alışkanlık

Farkına bile varmadan enerji çalan 10 zararlı alışkanlık

Her gün tekrarladığımız bazı masum görünümlü alışkanlıkların üretkenliğimizi ve zihinsel-fiziksel sağlığımızı doğrudan etkilediğini biliyor muydunuz? Televizyon izlemekten nefes almaya kadar hayatımızda yaptığımız küçük değişiklikler, gün boyunca enerjimizi artırabilir ve kalıcı olumlu sonuçlara kapı açabilir. Bu alışkanlıkların neler olduğunu bize bildirin.

Farkına bile varmadan enerji çalan 10 zararlı alışkanlık

Günlük hayatımızın görünüşte zararsız bazı kısımlarına yakından bakarsak, bunların yorgunluk seviyemizi gerçekten nasıl etkilediğini görebiliriz. Enerjimizi delikli bir kaptaki su olarak düşünürsek, bardakta her zaman yeterli su olmasını sağlamanın iki yolu vardır: Ya bardağa daha fazla su dökeriz ya da deliği küçültmeye çalışırız. Aynı yöntemi hayatımıza uyarlayarak dengeli bir enerji seviyesinde yaşayabiliriz; tüm işlerimizi çok daha kolay yönetebiliyoruz. Öncelikle Huffpost Haberlerinden derlediğimiz En Görünür 10 Zararlı Alışkanlığımızı anlayalım ve değiştirebileceğimiz yöntemlerden bahsedelim:

1. Duygusal TV şovları izleyin
yüksek duygusal odak TV şovlarını izlemenin zihinsel yorgunluğa yol açmasının nedenlerinden biri, ekrandaki karakterin duygularını ve deneyimlerini yaşadığınıza dair geçici bir fikirdir. Yani ekranda karakteri gördükçe istemeden kendimizi onların yerine koyuyor ve hayatımızda asla yaşamayacağımız acıları yaşıyoruz.

Bununla birlikte, aşırı ve kalıcı yüksek yoğunluklu duygular, yüksek düzeyde uyarılmaya neden olabilir. Bundan sonra izleyicinin de bu duyguların üstesinden gelmek için yaşayan insan kadar çok çalışması gerekir. Bu, hem olumlu hem de olumsuz duygular için geçerlidir, çünkü üretilen duygular beyinde benzer yolları harekete geçirerek zihinsel yorgunluğa, konsantrasyon güçlüğüne ve düşük enerji seviyelerine yol açar.

Önerilen çözüm: Tükettiğiniz TV ürünlerine dikkat edin. Gerekirse, izledikten sonraki saatler ve günler içinde size nasıl hissettirdiğini ve etkilediğini yazın. Kendinize ait olmayan gereksiz bir yükü kendinize yüklerken, yavaş yavaş bu programları hayatınızdan çıkarın. Çünkü izlerken size biraz keyif verdiğini düşünebilirsiniz ama araştırmalara göre sizde bıraktığı etki zevkten çok daha uzun sürüyor. Elbette haftalık zaman sınırı ile izlemek de uygun bir çözüm olabilir.

2. Öğünler arasında çok uzun zaman ayırmak
Vücudumuz, yediğimiz gıdalardan enerji alır ve düzenli olarak sağlamak yerine şartlı bir şekilde çalışır. Beyin gibi vücudun bazı kısımları enerji için sadece karbonhidratları (glikoz formunda) kullanabilir. Vücut, kan şekeri seviyeleri düşük olduğunda vücut için bir enerji rezervi görevi gören bazı karbonhidratları daha sonra kullanmak üzere karaciğerde depolayabilir. Bu yedek enerji kaynağı yaklaşık üç ila altı saat sürer. Yani çok uzun süre yemeksiz kalırsanız, yeme isteğimizi tetikleyen biyolojik ve psikolojik mekanizmalar harekete geçer. Bu genellikle işlenmiş karbonhidratlar için isteklere yol açabilir.

Önerilen çözüm: Genel olarak 3-4 saatlik aralıklarla beslenmesi tavsiye edilir. Böyle bir diyetin bir yan faydası da ana öğünler dışında sağlıklı atıştırmalıklar yediğinizde ana öğünde tüketilmesi gereken besinlerin oranının azalması; Bu ideal kilonun korunmasını kolaylaştırır.

3.
Dağınık bir masaya sahip olmak
Dağınık bir ortamda çalışmak, dikkat dağılmasına ve dikkatsizliğe neden olabilir. Görevler daha uzun sürer ve zaman içinde daha fazla zihinsel odaklanma ve enerji harcaması gerektirir.

Önerilen çözüm: İhtiyacınız olan her şeyin orada olduğu yapılandırılmış ve planlı bir ortamı sürdürmek, söz konusu enerji tüketimini azaltmaya yardımcı olabilir. Her sabah veya akşam çalışma ortamını düzenlemek için harcadığınız 5-10 dakika, tüm gününüzün olumlu bir yansımasıdır.

4. Sürekli olarak çok uzun bir süre önceden planlayın
Planlama bir dereceye kadar yararlıdır. Ancak gelecek planları hakkında sürekli düşünmek gelecekte yaşayan bir zihniyet yaratabilir. Bu bizi baskı altına alır ve gelecekle ilgili korkuları tetikleyebilir. Yalnızca geleceğe yönelik bir yaşam, motivasyon ve konsantrasyon sorunlarına neden olabilir. Anksiyete ve motivasyon problemlerinin etkilerinden psikolojimiz olumsuz etkilenir ve vücudumuz günümüz enerjisini tüketmeye başlar.

Önerilen çözüm: Önemli görevleri (son tarihler, toplantılar ve randevular, aile ile ilgili faaliyetler) planlamayı düşünün, ardından kalan zamanı fazla planlamamaya çalışın.

Hayatınıza mümkün olduğunca fazla esneklik kazandırmak, zihnin odaklanmasını kolaylaştıracaktır.

5. Ekranınızda çok fazla sekme açık
Özellikle bilgisayar başında çalıştığınız bir işiniz varsa, 25 sekmeyi açık tutmak hem laptop pilinizi gereksiz yere boşa harcamanıza hem de beyninizi aşırı yüklemenize neden olur. Beynimiz bu sekmeleri gördüğünde çok fazla iş yaptığı konusunda yanılıyor ve bu sekmelerle verimli çalışmazsak yoruluyor.
Önerilen çözüm: Çok sayıda sekmeyi açık bırakarak zihinsel enerjinizi yavaşça emmek yerine, her saat kendinize şu soruyu sormayı deneyin: Şimdi gerçekten neye ihtiyacım var? Bu sekmenin amacı nedir? Gerçekten önemli bir konu için açık sekmeleri kaydederek ancak en az 1 saat odaklanamayarak konuyla daha sonra ilgilenebileceğinizi unutmayın.

6. Telefonu her çaldığında açın
Telefon görüşmeleri bazen çok yorucu olabilir. Telefon görüşmeleri yaparken de beden dilini kullanırız. Beynimiz yine fazla mesai yapıyor ve telefonu kapattıktan ancak 20 dakika sonra tekrar konsantre olabiliyoruz.
Önerilen çözüm: Yeşil “Kabul Et” düğmesine basmadan önce kendinize birkaç saniye ayırın: Bu telefon acil bir durum olabilir mi? Şu anda bu özel görüşme için yeterli kapasiteye sahip miyim? Cevabınız hayır ise daha sonra arayacağınıza dair kısa bir mesaj göndererek baskıyı hafifletebilirsiniz.

7. Rastgele oturmak
Kötü duruş, vücudunuzun kaslarına, eklemlerine ve bağlarına daha fazla yük bindirebilir ve enerji seviyenizi düşürebilir. Vücudun ayrıca telafi etmek için daha fazla enerji kullanması gerekir, bu da yorgunluğa yol açar.

Önerilen çözüm: Oturarak dalarsanız ve kendinizi bir sandalyede otururken bulursanız, çeşitli duruş düzeltme ürünleri (ergonomik bir ofis koltuğu veya yastığı, duruş düzeltme vb.) kullanmak dik durmaya alışmanıza yardımcı olabilir. Omuzlarınızı düzelten ve karın kaslarınızı güçlendiren egzersizlere ek olarak, duruş düzeltme egzersizleri daha uzun vadeli faydalar sunar. Unutmayın, mide ne kadar güçlü olursa, duruş o kadar iyi olur.

Egzersiz önerisi: Antrenmanlar arasında 5 dakika ayırarak omurganızı gevşetebilirsiniz. Düz bir yüzeye yüz üstü yatın. Kollarınızı öne doğru uzatın. Gözlerinizi yerde tutarak bacaklarınızı ve kollarınızı aynı anda kaldırın, 3’e kadar sayın ve boynunuzun sıkışmadığından emin olmak için bırakın. Günde 3 kez 5 kez uygulayın. Bu egzersiz, sırt kaslarınızı çalıştırırken karın kaslarınızı esnetir.

8. Kısa nefes alma alışkanlığı
Nefes almak bilinçsiz bir aktivite olarak kabul edilse de, aklımızda çok fazla şey olduğunda yanlış nefes alma eğilimindeyiz. Aldığımız her kısa nefes, vücuda giren oksijen seviyesinin aynı kalmasına neden olur. Kanımız ve organlarımız günü daha az oksijenle geçirmeye başlar. Bu hem yorgunluğumuzu hem de kaygı seviyemizi artırır.
Önerilen çözüm: Özellikle gergin veya stresli hissediyorsanız kendinize bir dakika ayırın. Gözlerinizi kapatın ve birkaç derin nefes alın. Nefes alırken bir elinizi göğsünüzde bir elinizi karnınızın üzerinde tutun. Burnunuzdan nefes alıp burnunuzdan verdiğinizden emin olun. Endişenizin veya yorgunluğunuzun arttığını hissettiğinizde, burnunuzdan nefes alın ve 4’e kadar sayın, 3 saniye tutun ve 7 saniye boyunca yavaşça nefes verin. Anında rahatlama için ağzınızdan derin bir nefes almanız da tavsiye edilir.

9. Küçük görevleri erteleyin
Bir kısa mesaja cevap vermek, patlamış bir ampulü değiştirmek, evcil hayvanınızı veterinere götürmek gibi istemeden küçük görevleri istiflemenin kümülatif zihinsel stresi, düşündüğünüzden daha fazla dikkat dağıtıcı ve zihinsel olarak yorucu olabilir. Erteleme bir süre sonra utanç duygusu yaratır. Bu sayede hem yapılması gerekenler yapılmamış olur hem de ciddi bir psikolojik stres yaşarsınız.
Önerilen çözüm: İdeal olarak beş dakikadan az süren herhangi bir görev hemen yapılmalıdır. Eğer müsait değilseniz, bir “yapılacaklar listesi” oluşturabilirsiniz. Kağıda yazılan bir düşünce zihninizi rahatlatır çünkü ona tutunmak zorunda kalmazsınız. Her hafta 30 ila 60 dakikanızı, programın gerisinde kalan küçük görevleri tamamlandı olarak işaretlemek için ayırırsanız, sonsuz bir yapılacaklar listesiyle ilişkili stresi ve yorgunluğu azaltabilirsiniz.

10. Geceleri daha uzun ışık insidansı
Doğaya baktığımızda tüm canlıların genellikle gün batımı ile uykuya daldığını ve gün doğumu ile uyandığını görürüz. Biz insanlar da doğanın bir parçası olsak da bugün bu döngünün dışında yaşıyoruz. Geceleri parlak ışığa maruz kaldığınızda, beyne hala gündüz olduğunu bildirirsiniz. Bu, uykuyu teşvik eden bir hormon olan melatonin salınımını engeller. Güne yorgun ve kararsız başlamamızın nedeni kalitesiz uyku olabilir.
Önerilen çözüm: İlk olarak, mavi veya beyaz ışıktan uzak durun. Evde ve geceleri telefon ekranınızda sıcak tonlar kullanın. Bir süre sonra mümkün olduğunca ekranlardan uzak durun.

Enerjinizi artıran yoga hareketleri İlgini çekebilir Enerjinizi artıran yoga hareketleri Ne yapacağınız konusunda tereddüt mü ediyorsunuz? İlgini çekebilir Ne yapacağınız konusunda tereddüt mü ediyorsunuz?

Farkına bile varmadan enerji çalan 10 zararlı alışkanlık

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK